Bayraktutan, Arhavi'deki tünel çıkışında yaşanan heyelanın ardından 4 gencin hayatını kaybetmesini "kader mi, cinayet mi?" sorusuyla sorguladı. Konuyla ilgili yaptığı açıklamada, Karadeniz Sahil Yolu Projesi’nin, doğa ve bilimle uyumsuz şekilde yapıldığını belirterek, yaşanan trajedinin bunun bir sonucu olduğunu ifade etti. “Yüz bin ton toprak altında kalan 4 can, sadece ucuz telefon almak için Batum’a giden gençlerdi. Bu kader mi, cinayet mi?” diye soran Bayraktutan, doğanın tahrip edilmesinin ve bilimsel planlamanın ihmal edilmesinin felaketlere yol açtığını söyledi.

Bayraktutan, sözlerini şu şekilde sürdürdü: "Bu insanların yaşam hakkı, umutları ellerinden alındı. Yollar yapılırken doğa, bilim göz ardı edilirse, işte sonuçları böyle olur."

Ayrıca, Bayraktutan, Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik krizden de bahsederek, Türk Lirası’nın değer kaybı, artan yoksulluk ve Batum’daki ucuz telefon kuyrukları gibi göstergeler üzerinden hükümete sert eleştirilerde bulundu. Türk Lirası'nın değerinin düştüğünü, halkın Batum’a giderek ucuz telefon almak için gece boyunca yollara döküldüğünü vurgulayan Bayraktutan, “Bu, sadece bir vergi kaybı değil; bu, halkın umutlarının tükenmesinin göstergesidir” dedi.

Hopa’da Tır Trafiği Sorunu: İlçe Felç Olmuş Durumda

Bayraktutan, Hopa’daki tır trafiğine de dikkat çekti. TÜİK verilerine göre, Artvin’in 2023’te en çok fakirleşen il olduğunu belirten Bayraktutan, Hopa’da tır trafiğinin ilçeyi adeta felç ettiğini ifade etti. Hopa Ticaret Odası başkanı ve diğer ticaret odası başkanlarının açıklamalarına yer vererek, bu trafik yüzünden bir kişinin hayatını kaybettiğini söyledi. Bayraktutan, “Hopa’yı düşman işgal edemedi, ama tırlar işgal etti. Bu kabul edilemez bir durum” şeklinde konuştu.

TBMM Eleştirisi ve Milletvekilliği İtibarı

Bayraktutan, TBMM'deki mevcut durumu da eleştirerek, milletvekilliğinin artık itibarsız bir görev haline geldiğini belirtti. “Meclis, milletin meclisi değil. Altı grup başkanvekilinin meclisi. Milletvekilleri sadece seyrediyor, arada alkışlıyor” diyerek, meclisin işleyişi ve milletvekillerinin durumuyla ilgili sert ifadeler kullandı. Ayrıca, milletvekili danışmanlarının özlük hakları sorununu gündeme getirerek, "Kendi danışmanlarımıza sahip çıkamıyorsak, milletimize nasıl sahip çıkacağız?" şeklinde bir eleştiride bulundu. Bayraktutan, halkın sağlık ve temel hizmetlerden faydalanamaması nedeniyle milletvekillerinin maaşlarının konuşulmasının daha öncelikli bir konu haline geldiğini vurguladı.

Muhabir: DOĞUKAN ÖZKURT