OLCAY ÇAKIR: 'BU DAHA BAŞLANGIÇ'
"Şenol Güneş takımı olma yolunda emin adımlarla ilerliyor Trabzonspor. İzleri var demiştik. Eldeki malzemeye felsefesini anlatması için zaman lazım demiştik. Eski hocanın oyun planları vardı. Yeni hocanın oyun planlarına adaptasyon gerekiyordu. Süre ilerledikçe övgüyü hak edecek gelişmeler olacaktı. Öyle de oldu.

'UĞURCAN HARİÇ HEPSİ EKRANLARDAYDI'

Galibiyeti getiren gol belki son dakikalarda geldi ama oyunun hakimi, oyunda sonuca odaklı tüm hamlelerin tarafı Trabzonspor’du. Maç başlangıcında olanları anımsayacaksınız. Stadyumda olanlar için normal bir durumdu ama ekranları başında olanlar için Uğurcan Çakır haricinde tüm Trabzonsporlu oyuncular ekranlarındaydı. Kameraların çektiği, topun olduğu bölgelerde ki; özellikle de rakip alanda oldu bu, Trabzonsporlu oyuncular vardı. Top rakipteyken baskılarda, top Trabzonspor’dayken de herkes bir pas opsiyonu olma çabasındaydı.

'BU HAKEMLERLE LİG ZOR BAYIM!'

Düzelme, değişme ve gelişim anlamında doğru gözlemlerin yapılabileceği nadir takımlardan biriyle test etti kendini Trabzonspor. Bu anlamda da özel bir galibiyet bu. Millî maç arası sonrası mükemmel bir başlangıç fazı bu. Bundan sonra seri gelişecek galibiyetler tribünleri doldurur, heyecanı yükseltir, Trabzonspor da ait olduğu yere yerleşir. Özelde Mendy’nin olağanüstü oyunu ve Lundsram’la uyumları çok iyiydi. Visca’nın da kötü denemelerle başladığı şutları, mükemmel golünün provasıymış meğer. Bir de küçük bir not. Bu hakemlerle gerçekten bu lig zor bayım!"

SAFA CAN KONUKSEVER: '3 PUANDAN FAZLASI'
"Şenol hocanın en büyük sürprizi, maça stopersiz başlamasıydı. Mendy’ye zaten savunmanın merkezinde alıştık! Fakat bu kez Lundstram de oradaydı. Bu tercih Savic ve Denswil’in yokluğunda biraz mecburi bir durum gibi gözükse de, kulübede Serdar Saatçi ve Ali Ali Şahin vardı. Özellikle Lundstram stoperde tedirgin ve temastan uzak oynamasına rağmen Başakşehir’in özellikle ilk yarıdaki sıfır tehdit içeren oyunu, savunmada probleme sebep olmadı.

'ÇAĞDAŞ ATAN BUNA RAĞMEN...'

Trabzonspor ise 20. dakikadan sonra ön alanda daha hareketli oynamaya ve pozisyonlar yaratmaya başladı. 2 önemli fırsattan Visca ve Pedro yararlanamadı. İlk 45’te Başakşehir’in 0.04’te olan gol beklentisi ve 1 korner dahi atamamaları, ne denli vasat performans sergilediklerini gösteriyor. Buna rağmen Çağdaş Atan aynı 11’le ikinci yarıya girdi, Şenol Güneş ise ilk hamlelerini 74’te yaptı. Serdar Saatçi stopere, Bardhi 10 numaraya geçti.

'ŞANS ANI 80. DAKİKA'

Takımdaki kazanma iştahı net şekilde fark edilmesine rağmen ön alanda bir türlü üretemediler. 80. dakikada Figueiredo’nun Uğurcan’ın büyük hatasında ağlara giden vuruşunda pozisyonun ince şekilde ofsayt olması şans anıydı Trabzonspor için. Dakikalar geçiyor, umutlar azalıyordu ki 90 artı 1’de beklenen gol geldi.

'HÂLÂ BÜYÜK EKSİKLER VAR'

Bardhi, şık bir pasla Eren Elmalı’yı arkaya kaçırdı; onun asistinde Visca, eski takımını yıktı. 1 dakika sonra net bir fırsat daha yakalandı, Ozan Tufan kaçırdı. Sonuçta millî maç arası sonrası 3 puanla lige dönmek, zorlu fikstüre moralli başlamak çok kıymetli. Set hücumlarında ve oyunu hızlı oynama konusunda hâlâ büyük eksikler var fakat bu süreçte en önemli şey kazanmaktı. Şimdi bu öz güvenle haftaya Göztepe deplasmanında futbol olarak fazlasını yapmak gerekiyor."

ZEKİ UZUNDURUKAN - YÜKSELİŞ DÖNEMİ

Trabzonspor için yükseliş döneminin ilk maçı oldu diyebiliriz Başakşehir karşılaşması için… Yükseliş dönemi diyorum, çünkü Trabzonspor bundan sonraki zorlu periyotta daha iyi futbol oynayıp, daha iyi sonuçlar alacaktır. Art arda gelen beraberlikler yüzünden takım üzerinde büyük bir baskı vardı. Takımın enerjisi çok düşüktü. Bordo mavililerin, ayağa kalkması için bir galibiyete ihtiyacı vardı. O galibiyet de maçın uzatma anlarında geldi. Vişça harika bir vuruşla Trabzonspor'un adeta kaderini değiştiren adam oldu.

Futbol kaliteli oyuncularla güzel. Vişça ilerlemiş yaşına rağmen Trabzonspor'un elindeki en değerli oyuncusu durumunda. Dün de tam maç berabere bitiyor derken, sahneye çıkarak galibiyeti getiren isim oldu. Trabzonspor, Papara Park'ta üç puandan daha fazlasını kazandı. Aslında maça güçlü bir ön alan presi ile başladı Trabzonspor. İlk 15 dakika Başakşehir'e nefes aldırmadılar ama sonuç çıkaramadılar. Sonrasında Başakşehir de oyuna ortak oldu. İlk yarıda Vişça'nın net bir pozisyonu, Malheiro'nun da bazuka gibi bir şutu vardı.

Trabzonspor'da bir türlü gelmeyen gol, takımın strese girmesine neden oldu. Oyuncular, bu yüzden telaşa girip, final paslarında yetersiz kaldılar. Tribünlerden de kötü oyun nedeniyle fazla destek göremeyen bordo-mavili takımda Mendy savaşçı futbolu ile takımı ayakta tutan isim oldu. 10 numara pozisyonunda oynayan Muhammed Cham, sahada kaldığı 74 dakika içinde hiç katkı veremedi. Şenol Güneş, kötü oynayan takımı ayağa kaldırmak, üretkenlik kazandırmak için art arda değişiklikler yaptı. Enis Bardhi ve Cihan Çanak hamleleri ile daha çok öne giden Trabzonspor, golü de bulup kazanmasını bildi.

Teknik direktör Şenol Güneş, nokta atışı değişikliklerle hem galibiyeti getirdi hem de ustalığını konuşturdu. Şenol hoca, dün sahadaki oyuncuları kadar yoruldu, hiç kulübeye girmeden, sürekli oyunun içinde oldu. 90+3. dakikada Enis Bardhi, Ozan Tufan'a 'al da at' dedi. Ozan Tufan topa o kadar kötü vurdu ki… İnanılır gibi değil. Ozan'ın kendini daha fazla maça vermesi lazım. Şenol hoca, Ozan'ı kazanmaya çalışıyor. Ama Ozan'ın da daha fazla gayret göstermesi lazım. Mendy de Lundstram da stoper değil. Ama dün savunmanın tandemini oluşturdu bu iki oyuncu. Orta sahada bir türlü verimli olamayan Lundstram, dün stoperde daha etkili oynadı. Hakem Zorbay Küçük'ün performansını beğenmedim. Gereksiz yere oyunu çok kesti. Trabzonspor'da yüzleri güldüren, kara bulutları dağıtan bir galibiyet oldu. Yükseliş döneminin kurdelesini kesen isim de Vişça'ydı!

İSKENDER GÜNEN - CHAM HİÇ SORUMLULUK ALMIYOR

Yedi beraberlikle geçen 8 haftada, Trabzonspor'un galibiyet sayısı maalesef 1. Tarihine baktığımızda böylesi bir sezon başı yaşanmamış. Her büyük takım sezona başlarken, hedefi şampiyonluk koyar. Sıradanlaşmak, beklentileri karşılayamamak doğaldır ki sorunları beraberinde getirir. Bu da takımın öz güvenini ve de motivasyonu aşağıya çeker.

Bu maç Trabzonspor için, şehrine umut verme maçıydı. Maçın başlamasıyla Trabzonspor'un stratejisi de ortayı çıktı. Uğurcan'ın daha önceki maçlardan farklı kendisine gelen topu, uzun kullanması ve de rakip alanda yapılan baskı oyun anlayışının amacıydı. Yalnız, önde baskı yapmaya çalıştığınızda savunmanın da orta alana çıkarak mesafeyi kısaltması gerekirken uzun bir süre oyun, 50-60 metrelerde oynandı.

İki kenardan da organizasyonlu ataklar gerçekleşmediğinden Banza etkisiz gözüktü. Orta alanda ise Okay ve Ozan ofansif anlamda oyunda hiç gözükmedi. Oyunu yönlendirmesi gereken Cham ise kaptırdığı toplarla öne çıktı. Burada Cham için bir parantez açmam gerekiyor.

Uzun bir süre almak için peşinden koştuğunuz, yüksek bir bonservis bedeli verip aldığınız bir oyuncu düşünün. Bu oyuncu sorumluluk almaktan uzak. Takıma katkısı son derece az, hem de beklentilerin uzağında kaldı. Tüm eksikliklere rağmen oyunun uzatma dakikalarında Visca ile gelen gol, umarım yarınlar için bir başlangıç olur.