Biz de oluşan ittifaklar, yaşanan polemikler veya seçimde kimin daha önde olduğu yönünde bir nabız tutmak isterdik. Ancak hızla gündeme "aday adayları" oturdu. Siyaset bir türlü heves, heyecan, mevki tutkusu gibi millette karşılığı olmayan duygulardan öteye gidemiyor. Mindere niyetlenen çok ancak aynaya bakan yok.

Millet ne istiyor ya da doğrusu ne? Bunun peşinde olan yok. Turist Ömer misali, ne çarşıda varlar, ne pazarda, kahvede. Yılda bir kaç gün Trabzon'da olan bu birileri, Trabzon'dan aday.” dedi.

SİYASETİ YOZLAŞTIRMAKTAN VAZGEÇMİYORLAR

Davut Çakıroğlu, açıklamasında şunları kaydetti: “Partileri aileleri için imkan ve istihdam alanı görüyorlar. Kimi, bu Ülkedeki taşı ancak kendisinin kaldırabileceği iddiasında. Parası olan en kötü reklamım olur hesabında, boşta olan nasılsa iktidar oluruz bir yere müdür olurum peşinde.

Somut delilleri, rol modelleri, kötü örnekleri ile dolu olunca ortalık, onların planını da irrasyonel göremiyoruz. Baktınız mı kriterlere. Aday adaylığını vazgeçtik, adayların kriterlerine baktınız mı?

Birçoğu demirbaş aday. Her dönem aday adaylığı kesin olan isimler var. Parlayan isimleri söndürmek, konuşan kişilerin sesini kısmak, aday olacak hak eden isimlere şans tanımamak için köşeleri tutan baronlar oldukça siyaset Ülkeye çözüm üretmekten uzak olacak. Adaylar çok olacak ancak aday olması gerekenler siyasete mesafeli duracaklar. İsim ve zihniyet olarak siyasetten temizlenmesi gereken o kadar çok kişi var ki, iktidarlar değişse de, siyaset yaptıkları partiler değişse de siyaseti yozlaştırmaktan vazgeçmiyorlar. Bunlar siyasetin kalitesini yükseltmeyen, kalitesiz ama gücü elinde bir şekilde tutabilen kişiler. Yine birileri seçilecek, kimileri mevcutların ayağını kaydıracak ve belki lobisi güçlü olanlar bir adım öne geçecek. Siyasette kalite sorgulanmadıkça ve yükselmedikçe, güya millet için kolları sıvayan yüzlerce aday kazanacak ama millet hep kaybedecek. Ülke kaybedecek.”

Editör: TE Bilisim