Bu artış, Türkiye'yi Avrupa'da bu alanda en yüksek zam oranına sahip ülke haline getirdi. Aynı dönemde, Avrupa Birliği ülkelerinde ise fiyatlar yalnızca yüzde 16 oranında arttı. 2020 yılında AB’nin fiyat endeksi 103 iken, 2024'te sadece 120’ye çıktı. Türkiye’deki fiyat artışı, AB ülkeleriyle kıyaslandığında yaklaşık 18 kat daha fazla.
Alım Gücünün Düşüşü Kültürel Hayatı Olumsuz Etkiliyor
Türkiye’deki yüksek enflasyon ve dijitalleşme süreçleri, kültürel etkinlikleri lüks bir hale getirdi. Özellikle sinema sektöründe büyük bir artış yaşandı. 2020 yılında ortalama sinema bileti fiyatı 17 TL iken, 2024'te bu fiyat 180 TL'ye yükseldi. Bu, yüzde 958'lik bir artışa denk geliyor. Bugün, sinemaya gitmek neredeyse dar gelirli insanlar için imkansız hale geldi.
Sinema fiyatlarındaki artış, seyirci sayısında da ciddi bir düşüşe yol açtı. 2019'da 59 milyon kişi sinemaya giderken, 2024’te bu sayı 33 milyona geriledi. Bugün, sinemada bir aile için yapılan harcama ortalama 1.500 TL’yi buluyor.
Sinema Bilet Fiyatları İki Katına Çıktı
2024’te sinema biletleri, ilçeye göre değişiklik gösteriyor ve fiyatlar 165 TL ile 410 TL arasında değişebiliyor. Bu fiyat artışı, sinemaya gitme alışkanlıklarını da etkileyerek, kültürel etkinliklere katılımı zorlaştırıyor. Kültür ve eğlence etkinliklerinin yüksek maliyeti, toplumun büyük bir kısmı için ulaşılabilir olmaktan çıkıyor.
Son dört yılda Türkiye'de yaşanan bu devasa fiyat artışları, ülkenin kültür-sanat alanındaki alım gücünü ciddi şekilde olumsuz etkiledi. Avrupa'daki düşük fiyat artışı, Türkiye'deki yüksek artış ile karşılaştırıldığında oldukça dikkat çekici bir fark ortaya koyuyor. Sinemaya gitmek, tiyatroya veya konserlere katılmak, artık pek çok insan için bir lüks haline gelmiş durumda.