Herkesin acısı tarifsiz ama en ağır yükü çocuklar çekiyor. Depremden etkilenen 10 ilde 4,6 milyon civarında çocuk yaşıyor. Depremlerin bölgedeki çocuk ve ailelerin üzerindeki etkisi tam bir yıkım oldu ve yüz binlerce insan çaresiz bir durumda kaldı. Pek çok aile evini kaybetti ve şimdi geçici barınma yerlerinde, genellikle dondurucu kış koşullarında ve zorluklarına zorluk katan kar ve yağmur altında yaşamaya devam ediyorlar. Depremler ayrıca okullara ve diğer temel altyapıya geniş çaplı zararlar vererek çocukların ve ailelerin refahını da tehlikeye attı.

ÇOCUKKLARIN RUH SAĞLIĞI BOZULMAMALI

Türkiye, 9 saat arayla meydana gelen iki depremin oluşturduğu ağır yıkımla mücadele ederken, sadece binalarda değil psikolojik açıdan da yıkımlar oldu. Birçok kişinin hayatını kaybettiği depremden en çok etkilenenler ise çocuklar oldu. Gazeteci yazar Ahmet Külekçi, depremden etkilenen 10 ilde 4,6 milyon civarında çocuk yaşadığını belirterek her konuda önceliğin çocuklar olması gerektiğini dile getirdi. Külekçi, “Depremi yaşayan çocukların ruh ve beden sağlığının korunması için barınma, beslenme, uyku ve sağlık kontrolünün düzenli yapılması büyük önem taşır. Özellikle çocuğun akrabaları ve yakınlarıyla birlikte olması yaşadığı ruhsal stresi azaltır. Depremi yaşan çocuğun, deprem hakkında doğru bilgilendirilmesi güven duyması açısından önemlidir. Çocuğa, depremin yağmur yağması gibi doğa olayı olduğu ama çok nadir görüldüğü belirtilmelidir. Deprem bölgesinde yaraların sarılması acıların paylaşılması noktasında elbet herkesin hikayeleri yürekleri dağlıyor. Ama en büyük yük elbette çocukların üzerinde. Onların yaşadıkları acı travma bir yana bundan sonraki gelecekleri ne olacak bir tarafa?” Dedi.

UMUTLARI İÇİN AYAKTA KALIYORLARLAR

Çocuklara kulak verdik deyim  yerindeyse bir sorduk bin ah işittik. Kahramanmaraş’ta Okulu yıkılan Selma K. bir an önce okuluna geri dönmek ve eğitimine devam etmek istiyor.  Arkadaşlarını ve öğretmenini çok özlediğini söyleyen Selma duygularını şu şekilde dile getirdi: “Çok zor günler geçiriyoruz ama ben her şeye rağmen geleceğe umutlu bakıyorum.2 sene sonra üniversite sınavlarına gireceğim ve öğretmen olacağım” İlkokul öğrencisi Abdülkadir ise kendilerine yardım gönderenlere teşekkür ederek “bizi bu acı günlerde yalnız bırakmayan büyüklerimize teşekkür ediyorum. Çok oyuncak geldi onlarla oynuyoruz.” dedi. Arkadaşı Şeref’te okulların hızlıca yapılmasını ve yeninden okula gitmek istediğini söyledi. İki arkadaşın en büyük ortak tutkusu ise futbol.

TRAVMA ÇOCUĞUN TEPKİLERİNE ŞEKİL VERİR

Kahramanmaraş depremi ülke yaşamında büyük bir travma yarattı ve ortaya çıkan sorunlar nedeniyle travmatik süreç devam ediyor. Depremden etkilenen yurttaşlarımızın acılarını anlıyor, yardımlaşma ve dayanışma için çok güçlü bir istek duyuyoruz. Özellikle depremzede çocuklar, kuşkusuz bütün halkımızın duyarlılığının odağında yer alıyor. Deprem anını bire bir yaşamış olmak yoğun bir yaşantı olarak daha sonra çocuğu etkileyebilir. Gece depreme uykuda yakalanan bazı çocukların bu anlara ilişkin anısı olmayabilir. Enkazda kalmak, yaralı olmak, yakınlarının acılarına tanık olmak, hastane yaşantısı, bedensel olarak kısıtlı hale gelmek gibi pek çok travmatik yaşantı çocuğun tepkilerine şekil verir. Bu süreçte en ağır durumlar arasında çocuğun aile üyelerinin hayatlarını kaybetmesiyle ortaya çıkan travmatik kayıplar yer alır. Özellikle çocuğun yaşı ne kadar küçükse bağlanma nesnesi kaybı o derece ciddi sonuçlar doğurur.

KAYIP ÇOCUKLAR NEREDE?

Kahramanmaraş merkezli depremlerin üzerinden bir ay geçmesine karşın pek çok aile çocuklarına ulaşamıyor .Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Resul Holoğlu, “Deprem bölgesinde afet sebebiyle kaybolduğu gerekçesiyle 55 çocuk hakkında kayıp müracaatı bulunmaktadır. Şu ana kadar bize yapılan büyük kayıp müracaatları da 140 yetişkin afet bölgesinde kayıp sebebiyle aranmaya devam ediliyor” açıklamasını yapmıştı. Genç ve çocuk psikiyatristi Doç. Dr. Veysi Çeri kayıp çocuk sorununun anlaşılabilir bir yanı olmadığını söyledi. Çeri, “Bu çocuklar ya enkaz altından çıkarılamadı ya da bir şekilde birileri tarafından alıkonuldu. Devletin acil olarak bu çocukları bulması gerekiyor. Çocukların duygusal ve cinsel açıdan ihmal ve istismar edilmesine yol açabilir” dedi.

1 YIL SONRA ÖLÜ SAYILACAKLAR

Depremde yıkılan binalarda naaşlarına ulaşılan kişiler kayıtlara vefat etmiş olarak geçerken, enkazlarda ulaşılamayan kişiler hakkında ise ölüm karinesiyle yaşamlarını yitirmiş sayılmaları veya haklarında gaiplik istemiyle mahkemeye başvurulması gerekiyor. Yaşar Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Elif Aydın Özdemir, "Enkaz altında kaldığı bilinen ve cesedine ulaşılamayan kişiler için, depremin üzerinden 1 yıl sonra yeni en erken 6 Şubat 2024'te gaiplik istemiyle mahkemeye başvurulabilir ve mahkeme kararıyla gaip sayılır ve ölmüş gibi kabul edilir" şeklinde konuştu.

TELEVİZYONDAN İZLEYENLERDE ETKİLENİYOR

Sadece depremi yaşayan değil, bu acıyı televizyonda izleyen çocuklar için de destek gerekebileceğini belirten yetkililer açıklamada "Deprem bölgesinden çok uzakta olup görüntülerden etkilenen çocuklar ile de deprem hakkında konuşmak gerekir. Deprem hakkında yaşına uygun bilgi verilmelidir. Çocuklar ile birlikte ailece evde bir eylem planı yapılabilir ve deprem çantası hazırlanabilir. Bu çantaya sevdiği bir oyuncağı koymak da önemlidir. Ebeveynler, depremden etkilenen kişilere yardım hazırlanacağı zaman çocuklarla birlikte bu hazırlığı yapabilirler. Çocuklara, 'oradaki arkadaşlara göndermek istediğin oyuncaklar olur mu?' diye sorulabilir. Ayrıca, oradaki çocuklara mektup yazabilirler ve resim çizebilirler. Bu şekilde çocuklara temas etmek onlara da iyi gelebilir" ifadelerine yer verildi.

AHMET KÜLEKÇİ

Editör: TE Bilisim