Karadeniz Bölgesi'ndeki fındık üreticileri, son yıllarda kahverengi kokarcanın artan popülasyonunun tarıma büyük zarar vermesiyle zor günler geçiriyor. Fındık kalitesinde düşüş yaşandığını belirten üreticiler, özellikle 300 rakım altındaki bölgelerde ciddi sorunlarla karşılaşıldığını dile getiriyor.
Üreticilerden biri, “Fındık bahçelerinde büyük zarar oldu, sadece fındık değil diğer bitkilere ve meyvelere de ciddi etkisi var” diyerek, kimyasal ve biyolojik mücadelenin önemine dikkat çekti. Japonya’dan ithal edilen samuray arısı türünün biyolojik mücadelede kullanılacağını ancak bu mücadelenin geç kaldığını vurgulayan üretici, "Bu sorunla ancak devletin desteğiyle başa çıkabiliriz," dedi.
Bir diğer üretici, komşular arasında koordinasyonsuz ilaçlamanın etkisiz kaldığını belirtti:
"Bahçemi ilaçlıyorum ama yan komşu ilaçlamazsa çözüm olmuyor. Devlet tüm bölgelerde topyekûn bir mücadele başlatmalı."
Kahverengi kokarcanın 2017’de Artvin üzerinden Türkiye’ye giriş yaptığı ve hızla yayılıp Trabzon'dan Samsun’a kadar etkisini gösterdiği ifade ediliyor. Artvin’deki yerel ziraat odası temsilcisi, devletin de sürece dahil olmasıyla mücadele çalışmalarının yoğunlaştığını, halkı bilinçlendirme seminerleri ve tarım müdürlüklerinin önderliğinde çeşitli çalışmalar yapıldığını söyledi:
"İlk olarak mahallelerde bilgilendirme toplantıları düzenledik. Kokarcayı görüldüğü yerde toplamak ve imha etmek gibi yöntemler yanında kimyasal mücadele ve biyolojik tuzaklar da kurduk."
Ancak üreticilerden Adnan Bey, mücadelenin ihmal edildiğini vurgularken şu sözleri dile getirdi:
"Belediye bir zamanlar çiçek ithal etti, o bitkilerle birlikte bu böcek yayıldı. 5 yıl boyunca fındık ekilemedi. Şimdi bunun cezasını kim ödeyecek?"
Üreticiler, kokarcanın yayılmasıyla sadece fındığın değil, fasulye ve patlıcan gibi tarım ürünlerinin de zarar gördüğünü belirtiyor. Üreticiler, koordineli bir mücadele olmadan ileride bölgenin tarım yapamaz hale geleceğinden endişe ediyor:
"Kokarca evlerimize bile girdi, perdelerimizde bile bu böcek var. Eğer bu hızla yayılmaya devam ederse yüksek rakımlı köylerde de üretim yapamayacağız."
Uzmanlar, mücadelenin sabır ve düzenli bir planlamayla yapılması gerektiğini ifade ederek, şunları ekliyor:
"Bu sorunu sadece bağırıp çağırarak çözmek mümkün değil. Tarım müdürlükleri, belediyeler ve ziraat odaları el ele vererek çözüm yolları üretmelidir."
Sonuç olarak, Karadeniz Bölgesi'ndeki üreticiler devletin daha etkili adımlar atmasını bekliyor. İlaç dağıtımı gibi desteklerin yaygınlaşması ve halkın bilinçlendirilmesi gerektiği düşünülüyor. Yetkililer ise mücadelenin uzun soluklu olacağını ve gelecek yıllarda sonuçlarının daha iyi anlaşılacağını belirtiyor.
BERKAY TÜRK/RAHMAN SAYIDI