Bu hafta cuma hutbesinde ibadetlerde devamlılık esastır konusu işlendi. Bende önemine binaen bu haftaki makalemi bu konuya ayırmayı uygun buldum.
Bir ramazan ayını daha geride bıraktık. Allahın izniyle namazlarımızı kıldık oruçlarımızı tuttuk zekatlarımızı verdik fitrelerimizi verdik fidyelerimizi verdik Kuranımızı okuduk. Dolu dolu bir ay geçirdik. Sonunda da bayram yaparak bir ramazan ayını daha geride bıraktık.
Ramazan ayı münasebetiyle camilerimiz doldu. İnsanlarımız teravih namazlarını kılmak için camilere koştular. Bu senede şunu gördüm camilerimizde çocuklarımızda yerini aldılar. Camiler cıvıl cıvıldı.
Kıymetli kardeşlerim İslamda esas olan ibadetlerde devamlılıktır. Ramazan ayı geçtikten sonra insanımızın camilere gelmesi azalıyor. Namaz kılmaları azalıyor. Allah azze ve celle hazretleri ibadetlerde devamlılıktan bahsetmektedir. Bakınız Hicir suresi 99. ayette şöyle buyurmaktadır. " Sizlere ölüm gelinceye kadar Rabbinize ibadet ediniz." Ayet açık ve net. Rabbimiz ergenliğimizden ölünceye kadar ibadetlere devam etmemizi istemektedir. İbadetlerde bir dönem olur bir dönem ibadet olmaz denemez. Buradan şunu açık olarak söylemek istiyorum ki Rabbimiz ergenliğimizden ölünceye kadar namaz oruç kişi zenginse zekat ve hac ibadetlerine devam etmelerini istemektedir. Kesintiyi kabul etmemektedir.
İbadetlerde Allah'a karşı görevlerimiz vardır topluma karşı görevlerimiz vardır doğaya karşı görevlerimiz vardır. Allah'a karşı görevlerimiz arasında olan ibadetlerden biride bilim yapmaktır.
Bakınız Rabbimiz Kutsal kitabının ilk emrinde " Oku" demektedir. Yani evreni oku bilim yap çocuklarınızı yetiştirin. Bakınız bu emre imtisalen gerek Selçuklularda gerekse Osmanlılarda dünya çapında bilim adamları yetiştirdik. Bunlardan üç tanesini sizlerle paylaşmak isterim. Bin İki yüz yıllarında yaşamış Fahri Razi, İbni Sina ve bin beş yüz yıllarında yaşamış Piri Reis gibi bilim insanlarımız çağlarının üzerinde bilimle uğraşmışlardır. Fahri Razı yazdığı Mefatihul Gayb adlı eserinde bir ciltte astronomi kitabı yazmıştır. İbni Sina El Kanun Fit Tıp adlı eseri Avrupalı üniversitelerde altı yüz yıl okutulmuştur Piri Reis ise yazdığı Kitabul Bahreyn adlı eserde dünyanın atlaslarını çizmişti. Tüm bunlar ve diğer yüzlerce bilim insanımız insanlığa hizmet etmişlerdir. Avrupa ortaçağı yaşarken bilimi bizlerden aldı ve geliştirerek Rönesans ve sanayi devrimini gerçekleştirdiler. Bizlerede modayı ve ahlaksızlıkları bıraktılar.
Allah'ımıza karşı görevlerimizden biri de az veya çok sadaka vermektir. Sadaka ile ilgili Peygamberimiz yüzlerce hadis irad etmiştir. Bunlardan üçünü sizlerle paylaşmak isterim. " Sadaka ömrü uzatır." " Sadaka ile hastalarınızı tedavi ediniz. " " Sadaka bela ve musibetlere karşı kalkandır." Tüm bu hadislerden çıkardığımız elimizden geldiğince sadaka vermeye çalışacağız. Sadaka fakir fukaraya verildiği gibi yardım kuruluşlarına da verilebilmektedir. Sadaka da önemli hususlardan bir diğer özellikte sadaka verirken aile fertlerine de niyet ederek verirseniz onlarda Allahın izniyle sadakanın koruma kalkanı altına girerler.
Topluma karşı görevlerimiz arasında anne babalarımıza iyilikte bulunacağız hanımlarımızla güzel geçineceğiz çocuklarımızı ahlaklı yetiştireceğiz akrabalarımızla ve komşularımızla ilişkileri kesmeyeceğiz.
Doğaya karşı görevlerimiz arasında ise hayvanlara iyi davranacağız suyu israf etmeyeceğiz ve ağaçları kesmeyeceğiz.
Allah'a karşı görevlerimizden en önemlilerinden biride Kuranı ve sünneti yaşamaya çalışacağız. Kuran ve sünnet hayat nizamıdır. Allah azze ve celle Türkiye Cumhuriyeti Devletinin çatısı altında kıyamete kadar inşallah yaşamayı nasip eder. Buradaki sıkıntı sistemde . Sistem ayrıştırıyor. Bundan dolayı sistemi Kuran ve sünnetle yeniden dizayn edeceğiz. Kuran ve sünnet Osmanlılarda denenmiştir. Tecrübe edilmiştir. Nasıl ki Osmanlılar Kuran ve sünnetle amel ettiklerinden ömürleri uzun olduysa altı yüz elli yıl bizlerde sistemi İslamileştirerek Devletimizin ömrü uzun olacaktır inşallah. Kuran ve sünnet izzet ve şereftir. Hayat nizamıdır.
Hayat; İman ve cihattır...