Futbol ile siyasetin çalımları ve terimleri birbirine çok benziyor. Ne derler, sakatlıklar yeni yıldızlar doğurur! Sahaya giren şansını iyi kullanacak.
CHP’de Liderlik anlamında Kemal Kılıçdaroğlu, Ekrem İmamoğlu, Mansur Yavaş ve Özgür Özel isimleri sıralanıyordu.
Kılıçdaroğlu’nun kongreyi kaybetmesinden sonra Partideki gücü elinde tutan İBB eski Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun önce Lisans diplomasının iptal edilmesi ardından ise tutuklanması Özgür Özel’e geniş bir alan açtı.
Özgür Özel bu alanı iyi kullanıyor. Bazen top çeviriyor, bazen atağa geçiyor.
Saraçhane protestoları, Cezaevi ziyaretleri, İmamoğlu ailesine sahip çıkarak Bayram namazını Trabzon Akçaabat’ta onlarla kılması, Volkan Konak’ın İstanbul’daki cenaze merasimine katılıp hem de Trabzon’a gelerek Maçka’ya çıkmadaki hızı olağanüstü kurultayda aday olmayı planlayan Kemal Kılıçdaroğlu’nun önünü kesti.
Özel, firma isimleri vererek Boykot çağrısında ipin ucunu kaçırmış oyla da kendi tabanını bir arada tutma adına attığı adımların doğruluğuna inanıyor.
Genel seçim, Kurultay ve Büyük kongreler varsa, hele de yarış ihtimali mevcutsa liderler sağına soluna bakmaz sert siyaset yaparlar.
Özgür Özel’de tüm yorumlara ve telkinlere rağmen yumuşamadı.
Gözaltına alınan gençler, Boykotlara destek veren TRT sanatçılarının kovulması ve bunları Trabzon’daki bıçaklı saldırı izleyince herkes ‘ne oluyoruz’ sorusunu sormaya başladı.
Türkiye gerildi.
Türkiye’nin bu psikolojiden çıkması şart.
Çünkü geçmiş tecrübelerimiz var.
12 Eylül 1980 öncesinde Demirel ile Ecevit gerginliğinin Türkiye’ye maliyeti çok ağır olmuştu.
Tam 7 bin gencimizi kaybettik.
Oysa Demirel ve Ecevit bir araya gelse ve sağduyu çağrısı yapsa idi belki bu kadar canımız gitmeyecekti.
28 Şubat 1997 sürecinde de siyasi çatışma zirveye çıktı.
O dönemde de Siyaset ile Asker kutuplaştı, sonuçta Türkiye ekonomik olarak siyasi olarak kayıpları fazla yaşadı.
CHP Genel Başkanlığını kazandığında Özgür Özel farklı bir siyasi yol izleyecekti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’la müzakere ederek yol alacaktı.
Bu şekilde siyaset yapma yöntemine Kemal Kılıçdaroğlu ve Ekrem İmamoğlu şiddetle itiraz ettiler. Sosyal demokratların ve millet ittifakının etrafında kümelenen medya da Özel’e sert eleştiriler getirdi.
Özgür Özel önce frene bastı sonra da geri adım attı.
Geri adımı atışında İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun etkisi büyüktü.
Bu arada Özgür Özel CHP’yi kayyuma bırakmamak için olağanüstü kurultay kararı aldı.
Şimdi yeni bir parti meclisi oluşturacak ve arkasından da Genel başkan yardımcılarını yeniden şekillendirecek.
Cezaevindeki Ekrem İmamoğlu’nu onura edecektir. İmamoğlu’nun şu an itibariyle Cumhurbaşkanı adayı olamayacağı ihtimaline karşı da alternatifleri hazırlıyordur.
Kılıçdaroğlu’nun dönemi CHP’de kapandı.
Aday olmayarak da en isabetli kararı verdi.
‘Ben çalmadım, çalanın yüzüne tükürürler’ diyerek bombasını da ortaya bıraktı.
Bomba patlarsa birileri zarar görür elbet.
Ancak, Kemal Kılıçdaroğlu da mutlaka dumanından etkilenecektir.