Merhum Aslan Aksoy sevgi, saygı ve güven duyulan çok önemli bir insandı. Aile bağlarına, akrabalarına ve hemşehrilerine çok değer verirdi. İyi günlerinde ve kötü günlerinde onların yanında olmaya çalışırdı.
Söz konusu dostları olduğunda onların mutluluklarını da, hüzünlerini de paylaşmayı severdi. Nerede bir düğün veya cenaze olsa hiç üşenmez onlara katılmayı kendisine vazife bilirdi. İnsanı insan yapan değerlerin başında gelen vefa duygusu onda fazlasıyla vardı. O, bir gönül insanıydı. Hiç kimseyi kırmazdı. daima hayır işlerinin peşinde koşardı. O, uzun ömründe para biriktirmeyi değil daima dost biriktirmeyi gaye edindi. Zira esas olan dosttu, dostluktu. Para bir şekilde kazanılır, bazen de kaybedilirdi.
Merhum Aslan Aksoy otoriter olduğu kadar da hoşgörülü bir insandı. Onun somurttuğu görülmezdi. Küçüklerle küçük, büyüklerle de büyük olmasını bilirdi. Konuşmaları, tavır ve davranışları bilgeceydi. Sohbetleri sırasında hayat tecrübelerini anlatmayı ihmal etmezdi. Böylece etrafındaki çocuklara ve gençlere rol model olurdu.
Merhum Aksoy gezip dolaşmayı çok seven bir insandı. Adeta yaşayan bir Evliya Çelebi'ydi. Bunda ticaretle meşgul olmasının da etkisi büyüktür. Türkiye'nin neredeyse gitmediği yeri kalmamıştı. Gittiği yerlerde akrabalarını, dostlarını ve tanıdıklarını mutlaka ziyaret eder, hâl hatırlarını sorardı. Bir sıkıntısı olan varsa o sıkıntıyı çözmek için elinden gelenin fazlasını yapardı. Bununla ilgili pek çok örnek ve tanık mevcuttur.
Merhum Aslan Aksoy tam bir memleket sevdalısıydı. Doğup büyüdüğü ilçe olan Köprübaşı onun gözbebeğiydi. Trabzon'da evi olmasına rağmen Köprübaşı'nda yaşamayı tercih ederdi. Gerçek huzuru bu coğrafyada bulurdu. Onun Köprübaşı'na çok büyük hizmetleri olmuştur. Bu beldenin ilçe olmasında onun katkısı inkâr edilemez. Yine bu ilçede keser, balta, kazma, beşik, kaşık gibi el sanatlarının gelişmesinde onun katkıları üst düzeydedir. O, saydığımız bu el sanatları ürünlerini Türkiye'nin yedi bölgesinde pazarlayarak onları üretenlerin geçimlerine ve işlerini sürdürebilmelerine katkıda bulunmuştur. Böylece iş bulma açısından büyük sıkıntılar yaşayan Köprübaşı halkına can suyu olmuştur. Öte yandan büyük bir sorun teşkil eden Köprübaşı-Sürmene karayolunun stabilize zeminden asfalta dönüştürülmesinde onun ısrarcılığının çok etkili olduğunu söyleyebiliriz. Bunun da ötesinde o, Köprübaşı'nın hayrına olan her işe el atmış, bu hususta yetkilileri harekete geçirmiştir.
Merhum Aksoy'un dost halkası imrenilecek kadar genişti. Onun her kesimden (vali, kaymakam, belediye başkanı, encümen, muhtar, müdür, öğretmen, mühendis, hakim, savcı, işçi, esnaf, memur, çiftçi...vb. ) çok geniş bir çevresi vardı. Onun içindir ki herkese iş yapar ve yaptırırdı. Onun göremeyeceği iş neredeyse yoktu. Başı sıkışanlar ve darda kalanlar ona müracaat ederdi. O da ihtiyacı olanların ihtiyaçlarını görmekten büyük bir keyif alırdı. Ondan yardım isteyenlere; netice olumlu da, olumsuz da olsa geri dönüş yapardı.
Ticarette dürüstlük çok önemli bir özelliktir. Merhum Aksoy da ticaret işlerinde daima dürüstlüğü gözetirdi. Ticarî işlerinde ve normal hayatında asla yalan yere yemin etmezdi. Helâlinden kazanmak onun için adeta kırmızı çizgiydi. Dokuz çocuğunu helâl rızıklarla besleyip büyütmüştü. Onların kursaklarından haram lokma geçmesine müsaade etmemişti. Onun dürüst bir satıcı olduğunu herkes bilir, ona karşı büyük bir güven duyardı.
O, çok planlı ve programlı hareket eden bir insandı. Hayatını ve işlerini hiçbir zaman tesadüflere bırakmazdı. Günün 24 saatini nasıl yaşayacağını öncelikle kafasında tasarlardı. Hafızası güçlü olmasına rağmen kendisinden taleplerde bulunanların isteklerini mutlaka akıl defterine not ederdi. Böylece insanî bir zaaf olan unutkanlığa teslim olmazdı.
O, devletine ve milletine sadakatle bağlı bir kişiydi. Kamu hakkına titizlikle riayet ederdi. Gittiği yerlerde devletin önemli kademelerindeki kişileri (valileri, belediye başkanlarını, kaymakamları, müdürleri) ziyaret eder, onlarla istişarelerde bulunurdu. Bir oğlunun vali olması, diğerlerinin de önemli makamlarda bulunması bunda etkendi.
O, yaşadığı zamanın çok ilerisinde düşüncelere sahip aydın bir kişiydi. Dünden bugüne, bugünden yarına sevgi, muhabbet ve deneyim köprüleri kurardı. Söz verdiğinde daima yerine getirirdi. Öte yandan çok da dakik bir insandı. Sözleri senet kabilindendi.